
Bir adam anlatıyor ve bir avukat dinliyor:
Karımı 1988'in sonbaharında kaybettim...Yedi yıllık evliligimizin iki yılını kanser tedavisi için hastanelerde geçirmiştik...Karım, her evlilik yıldönümümüzde ikimizin fotografını çerveler "Bunlar bizim hayatımızın gölgeleri" derdi...Öldüğünde, yedi tane resmimiz vardı...97'nin bir gecesinde onu aldattım...Oysa ona sürekli onu ne kadar çok sevdiğimi ve sonsuza kadar sadık kalacağımı söylerdim...Ölmeden iki hafta önce yine aynı kelimeleri tekrarladım...Tuhaf bir gülümsemeyle baktı bana ve sadece "Biliyorum" dedi...
İzmir'e kar yağdığı gün, yani bir ay önce evdeydim...Fotograflarımıza bakıyordum yine... Her çerçevenin altında bir harf olduğunu ilk kez o gün fark ettim .A.R.K.A.S.I.N.. gerisi için yılları yetmemişti...Sanırım "arkasına bak" yazmayı niyetlenmişti...Hemen çerçevelerin arkasına baktım...Hiç bir şey yoktu...Sonra tuhaf bir şey dürttü beni, hepsini teker teker söktüm...İnanabiliyormunuz her birinin arkasından mektup çıktı.!.Geçirdiğiz her yıl için sevgi dolu sözler yazmıştı...1997'deki resmimizin içinden çıkan zarf ise simsiyahtı ve içinden şu sözler çıktı:
"14 Mart 1997/ gözlerin bana başka birine dokunmuş gibi baktı...Söylemene gerek yok biliyorum..."
İçim acıyor şimdi...Çünkü kadınlar biliyor, hissediyor...
Paylaşmak istedim...seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et...
Çünkü; Aşk sessiz, sevgi dilsizdir...
Gerçektende hissediliyor, yanında yakınında olmasa bile...Kilometrelerce uzağında olsa bile, sevmesini bildikten sonra varlığıda yokluğuda hissedilebiliyor...
ALINTI
kadın hisseder
22/9/2008 ·
tıkanıp kaldığında hayat
16/3/2008 ·
bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde..yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını dağlara dönmeli yüzünü insan..
yeni patikalar, yine yollar seçmeli yüreğini ferahlatacak..yeni insanlarla tanışmalı yani keşifler yaparak..
hep isteyipde her geçen gün yaparım diye ertelediği ne varsa gerçekleştirmeyi denemeli!..
her geçen gece ölüme bir gün daha yaklaştığını zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup, o dursada yolculuğun devam ettiğini anlamalı..
baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri..
küçük şeylerle başlamalı belki örneğin; bir kaç durak önce inip otobüsten yürümeli eve kadar..yüreğine takmalı güneş gözlüklerini, gördüğünü hissedebilmeli..
sağlığını kaybedip ölümle yüz yüze gelmeden önce değerli olabilmeli hayat..
illa büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları da farketmek için..
başkasının yerine koyabilmeli kendini, ağlayan birine "gül" inleyen birine "sus" dememeli..
ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli..
şu adaletsiz merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı..sevgisiz soysuz kalarak..
dikeni yerine hesap sormak yerine gülden, derin soluk alıp hapsetmeli kokusunu içine..
güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını..
karda yağmurda sevincini coşkusuna, fırtınada boranda, öfkesine isyanına ortak olabilmeli doğanın..
bir çocuğun ilk adımlarında umudu, bir gencin düşlerinde geleceği, bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli..çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu edemeden mutlu olmayı beklememeli..
ama küçük ama büyük her hayal kırıklığı her acı bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için kaçırmamalı..
çünkü; hiç düşmemişsen el vermezsin kimseye kalkması için, hiç çaresiz kalmamışsan dermanı olamazsın dertlerin, ağlamayı bilmiyorsan neşesizdir kahkahaların, merhaba dememişsen anlamsızdır elvedaların..
ne herkesi düşünmekten kendini, ne de kendini düşünmekten herkesi unutmamalı..
bilmeli çok kısa olduğunu hayatın, hep vermek ya da hep almak için..sadece anlatacak şeyleri oldugunda değil, söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli..
aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere..
hafızası olmalı insanın hiç değilse aynı hataları aynı bahanelerle tekrarlamaması için..
soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak..
dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak..
herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi ama kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki hakkını verebilsin sevdiklerinin..
zaman bulabilsin; bir teşekkür bir elveda için..
yaşam dedikleri bir sınavsa eğer; asla vaz geçmemeli sevmek ve öğrenmekten ama herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insan..
tıpkı her şeye sahip olamayacağı gibi..
zamanın ninnisiyle uykuda geçirmemeli hayatı!.
alıntı
değeri çok fazla bütün kadınlara
2/3/2008 ·
Bir konuşma sırasında adamın biri kadının birine sormuş:
"Nasıl bir erkek arıyorsun?"
Kadın bir süre sessiz kaldıktan sonra adamın gözlerinin içine bakarak sormuş:
"Gerçekten bilmek istiyor musun?"
Adam biraz isteksiz "Evet" demiş.
Ve kadın başlamış anlatmaya...
"Bugün bu yaşta bir kadın olarak bir erkeğe onun benim için, benim kendime yapabileceğimden fazla ne yapabileceğini soracak konumdayım.
Kendi masraflarımı karşılayabiliyorum; bir erkeğin ya da bir başka kadının yardımına gerek duymadan evimi idare ediyorum.
Böyle olunca: "Sen masaya ne koyuyorsun?" sorusunu sorma konumundayım.
Adam kadına bakmış. Paradan söz ettiğini düşünüyormuş.
Kadın hemen bu düşünceyi düzeltmiş: "Sözünü ettiğim, para değil.
Ondan öte bir şey istiyorum. Hayatın her alanında mükemmeliyeti arayan bir erkeğe ihtiyacım var."
Adam arkasına yaslanıp kollarını kavuşturarak kadından biraz daha açıklama istemiş.
Kadın başlamış anlatmaya: "Kendini zihnen mükemmelleştirmeye çalışan birini istiyorum, çünkü sohbet ve zihnen uyarılma arıyorum.
Ruhen mükemmelleşmeye çalışan birini arıyorum, çünkü dengesiz bir birleşmeye ihtiyacım yok.
İnananlarla inanmayanların bir araya gelmesi felakete yol açar.
Bir kadın olarak yaşadıklarımı anlayacak kadar duyarlı, ayağımı sağlam basmamı sağlayacak kadar güçlü bir erkek arıyorum.
Saygı duyabileceğim birini arıyorum. Ona boyun eğmem için onu saymam gerekir.
Kendi işini yürütemeyen bir adama boyun eğmem.
Boyun eğme konusunda sorunum yok... yeter ki buna değer biri olsun.
Allah kadını erkeğe eş ve yardımcı olarak yaratmış. Kendine yardım edemeyen adama ben yardım edemem."
Kadın aklından geçenleri böyle döküverdikten sonra adama bakmış..
Adam yüzünde sakin bir ifadeyle oturakalmış: "Çok fazla istiyorsun." demiş.
"Değerim çok fazla." diye yanıtlamış kadın...
ALINTI
« Önceki ::
Son Yazılarım
- kadın hisseder
- tıkanıp kaldığında hayat
- değeri çok fazla bütün kadınlara
- GÖZYAŞIMA AKAR YÜREĞİM
- Hiçç.. Hiçç??
- Ödünç Hançer Öldürmez Beni
- DOSTLAR VARDIR!
- gönül gülümüzden
- işte böyle
- Başlıksız